Yamaha Class Etiler

 

Ücretsiz Deneme Dersleri randevusu için lütfen bizimle irtibata geçiniz : 212 287 5 666 - 0532 565 75 92
ÜCRETSİZ DERS
İNDİRİMLERİMİZ






EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ :

ROBBİE (4 - 18 ay)
KRAKİ (18 ay - 4 yaş)
JMC (4 - 6 yaş)
PİYANO (Yetişkinler İçin Grup Keyboard Dersi - Çocuklar için Grup Keyboard Dersi)
DİĞER EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ İÇİN : 0212 287 5 666 - 0532 565 75 92 NO 'LU TELEFONLARIMIZDAN BİLGİ ALABİLİRSİNİZ.

BİR MÜZİK ENSTRÜMANINI NE KADAR SÜREDE ÇALMAYI ÖĞRENEBİLİRİZ ?

Öğrenciler en çok bir enstrümanı ne kadar sürede çalmayı öğreneceklerini merak ederler. Bu sadece ne kadar ilerlemek istediğinize bağlıdır. Biz size bir öğrenme yolu gösteriyoruz. Siz bu yolda ilerlerken, sürekli eğitim gören iyi yetişmiş eğitmenlerimizle, en son teknoloji ürünü ekipmanla donatılmış ve kaliteli bir ortam içinde size eşlik ederek eğitim yolculuğunuzu sürükleyici bir heyecana dönüştüreceğiz. Size düşen ise bu yolculuğa katılmaktır. Eğitimde başarının muhakemesi yapılamaz. Bizim için başarı, öğrencilerimizi üstün yetenekli müzisyenler yapmak değil, onlara müzik dilini birlikte anlama ve paylaşmanın anahtarını verebilmektir. Yaşamın zor şartlarını göz önüne alarak derslerimiz en kısa sürede en verimli sonucu verecek şekilde geliştirildi. Bu yüzden bu sonuca ulaşabilmek için öğrencinin derslere olan sürekliliği çok önemlidir. Dersleri sıkça kaçırmak sadece devamsız öğrencinin değil, diğer öğrencilerin ve artık içinde yer aldığı tüm sistemin aleyhine olmaktadır. Yamaha Müzik Eğitiminin tüm dünyada bu kadar başarılı olmasının sebebi sadece gelişmiş bir metod olması değil, bu sisteme dahil olan üstün eğitmen ve öğrencilerin de katılımıdır.

ERKEN YAŞTA MÜZİK EĞİTİMİ

Beyin

Çocukları olabildiğince erken bir dönemde yoğun bir şekilde müzikle temas ettirmek ve uğraştırmak niçin önemlidir?

Bebek doğduğunda, beyni “boş bir sayfa”ya benzer. Bebek beyni, doğumda 100 milyar hücreden oluşur. Beyindeki elektrik ağının ne kadar güçlü olacağı ve nasıl kurulduğu, esas olarak çocuğun yönlendirilmesine bağlıdır. Kapasiteye yalnızca sinir hücrelerinin ağ ile bağlantısı karar verir. Beyin görülen, işitilen, koklanan, tadılan ve hissedilen her şeye tepki verir. Böylece ileriki dönemlerde birlikte ağa bağlanacak nöronal devrenin eğitimi için beyin yapıları harekete geçirilmiş olur. Beyin, yaşayan ve sürekli gelişen bir dokudur. Kendi kendini kurar ve hayatta kalmamızı sağlamak için çevreye uyum sağlar. İşittiğimiz ve kendi yaptığımız her türlü müzik biçimi, merkezi sinir sisteminde, ölçülebilen ve kanıtlanabilen değişikliklere yol açar. Bir organizmanın yaşam deneyimine merkezi sinir sistemindeki uyum süreçleri, nöro-plastik olarak tanımlanır.

İşitme Duyusu

Yeni doğan çocuklar, ister ninni olsun, ister bildik bir televizyon programının jenerik müziği, melodileri doğumdan sonraki ilk günlerde tanımaya başlarlar. Araştırmalar, müzikal öğrenmenin doğumdan önce, annenin uterusunda başladığını göstermektedir. Küçük çocukların çoğu, mutlak bir işitme duyusuna sahiptir; çünkü işitme duyusu, dil edinim sürecinde onlara yardım eder. Bununla birlikte erken dönemde müzik eğitimi alınmadığı takdirde, bu yeti çoğu insanda kaybolur. Müzik de dahil olmak üzere erken dönemde yaşanan akustik deneyimler, işitme duyusunun gelişimi için yararlı ve gereklidir. Görme duyusu da böyledir: Gözler ve daha sonra kavranan görsel bilgilerin işlenmesi yetisi beş yaşına kadar görmeyi öğrenmemişse, bir daha hiç öğrenemez ve kör olarak kalır. Doğru bir bağlantı gerçekleşmemiştir ve bu kritik dönemden sonra da gerçekleşmeyecektir. Konuyla ilgili literatürde, tıpkı görsel sistemde olduğu üzere, işitme duyusu için de kritik bir dönemden söz edilmektedir. Çocuk bu kritik ana kadar öğrenmemişse, ya hiç öğrenemeyecek ya da genelde olası bir kalite ile işitmesi mümkün olamayacaktır.

Bebek iki aylıkken, basit melodileri ve ritimleri ayırt etmeye başlar, örneğin altı sesten oluşan bir motifin ritimlerindeki değişimi ya da basit bir melodinin özelliğini fark eder. Uyumlu seslerin ve kakafoninin algılanması bile çok erken bir dönemde gelişir. Yapılan bir deney, bebeklerin uyumlu müziği tercih ettiklerini ortaya çıkarmıştır. Uyumlu seslerin ve kakafoninin bu denli erken bir dönemde ayırt edilmesi, dikkate değer bir durumdur.

Bebek altı aylıkken, düzenli aralarla yinelenen müziğin farklı müzikal bölümlerini ayırt edebilmektedir. Bu durum somut olarak Wolfgang A. Mozart’ın erken dönem kompozisyonlarında görülmüştür.

Batı Avrupa’da yapılan bir çalışmada, bebeğin on aylıkken, kültürel olarak baskın nota sistemine eğilim gösterdiği ortaya çıkmıştır. Bu dönemden sonra Batı’ya özgü nota sistemine dayanmayan üçlü majör sesler ve tonal seslerden ya da sadece seslerden sapmalara farklı olarak tepki vermektedirler.

Bebek birkaç aylıkken bile müziğe çok belirgin bir eğilim göstermektedir. Nota gruplarını ve ritimleri fark etmekte, üçlü majör sesleri öbür üçlü seslerden ayırt edebilmekte, bir melodinin özelliğini fark etmekte, hatta yetersiz de olsa, beşli sesleri algılamaktadır.

Yamaha Müzik Okulu çocuk programları olan Robbie, Kraki ve JMC (Junior Music Course) kurslarında yukarıdaki anlatılan prensipler çerçevesinde hazırlanmış Yamaha Müzik Eğitim Sisteminin elli yılı aşkın deneyimlerini paylaşmak üzere sizleri çocuklarınız ile birlikte Yamaha Class Etiler’e bekliyoruz.

Yamaha Class Etiler © 2009 Her Hakkı Saklıdır.